arada bir başı sonu kaçan masallar yazmışlığım var. kağıdı kalemi kenara atıp inanmışlığım da tabi. bazen şirin gözükmeye çalışıyormuşum gibi hissediyorum. çocukluğumda sevilmedim değil ama hep uzaktan. en sevilecek yaşlarım ''kucağımıza alırsak bir şey olur mu?'' diye geçti. şimdi de her tüylerini okşayanın ayağına dolanan kediler gibi elimde bi yün yumak şirinlikler yapıyorum sanırım. affediniz. küçükken annesinin cüzdanından para aşıran çocuklardan olmadım ama kumbaradan cımbızla para çekmişliğim var. her çocuk küçük çakallıklar yapar. bir de hala ve daima bıkmadan usanmadan gönderen kısmına bir şiirden iki dize yazıp yolladığım mektuplar var. sağolsun ptt genelde alıcı kısmı ile ilgileniyor. henüz yakalanmadım. daha da postaneye gitmeye üşenip göndermediğim, bir aydır bekleyen iki mektubum var. boş vaktiniz oluyorsa sevdiklerinize mektup yazın. posta kutusunda insanın kendine yazılmış bir mektupla karşılaşmasının mutluluğu çok az şeyde var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder