12 Kasım 2013 Salı

bi ters- bi düz

          " yarın yok vazgeç. " üstad böyle başlamış şarkıya. unutmak istediğimiz her şeye bir bir küfretmiş seninin kadifesinde. çöl serabı çocuğum yine canlanıyor içimin sırları dökülmüş aynasında. çamurundan da koy öyleyse, hamurundan da. ben sana abla oldum, kardeş oldum, anne oldum. belki sen uyurken bilmiyordun, seni biraz da ben doğurdum.
          halbuki ben bugün içinde gülmeli şeyler olan cümleler kuracaktım. senin dudağının kıyısına bir tebessüm kondurup resmedecektim rüyalarımda. çok güzel gülecektin sen. bahardan daha bahar olacaktın, yağmurdan daha yağmur. içimin kirli paslı yerleri aydınlanacaktı sen güldün mü. ama sen, ama yani ne güzel de uyudun. büyüyemedin ne güzelde. ne güzeldin sen o en derin uykunda bile. halbuki uyansaydın ben sana çay koyacaktım, hatta belki seviyorsun diye kivi soyacaktım. sen uyudun. uyumak tatlı gelmiş olmalıydı ki kıyamadı Allah da.
          biz mi? biz dünyanın tozlu raflarında olmayacak duaların aminci çocukları olduk. herkesin içine bir özlem bıraktı Tanrı. ben korkumdan sade Tanrı'yı seçtim. sen yoktun, uyuyordun. bilsen ne çok Tufan'dan geçtim.
          hasretle...

Hiç yorum yok: